FELEKTEN GECE ÇALANLARIN MEKÂNI ANKARA TÜRK MEYHANESİ

blog yazısı ekle !

FELEKTEN GECE ÇALANLARIN MEKÂNI ANKARA TÜRK MEYHANESİ

Eğlence kültürümüzün içerisinde müstesna bir yerde bulunan meyhane kendine has kültürü kendine has jargonu ve kendine has adabı olan özel bir yerde durur. Herkes meyhaneye gidemez herkes meyhaneden anlamaz. Meyhaneden keyif almak için usul erkân bilmek lazım. Bakın Hayyam bu konuda ne diyor:

Ankara'daki Türk Meyhaneleri için tıklayın > Ankara Türk Meyhanesi

"Önce kendine gel, sonra meyhaneye;

Kalender ol da gir Kalender haneye.

Bu yol kendini yenmişlerin yoludur:

Çiğsen başka bir yere git eğlenmeye."

Meyhane öyle sıradan vur patlasın çal oynasın eğlencelerin yapılacağı yer değildir. Orada nezaket içerisinde usul, adet, erkân içerisinde eğlenilir. Zaten meyhaneye gelenler yarısı eğlenmek için gelirken emin olun uyarısı dertlerini dökmek paylaşmak bir an olsun nefes almak için gelirler. Hani tabir vardır ya "Felekten Bir Gece Çalmak".

Günümüzde felekten bir gece çalmak deyince vur patlasın çal oynasın sabahlara kadar dans edip eğlenmek akla geliyor. Hâlbuki feleğin size karşı hazırlamış olduğu sıkıntılardan dertlerden ve kederlerden kurtulup bir gece olsun rahat etmek kafa dinlemek demektir. O zaman felekten bir gece çalmak istiyor ve Ankara'da yaşıyorsanız gidecek olduğunuz mekân Ankara Türk meyhanesi olacaktır.

Günümüzün bar dediğimiz alt kültürü ile kıyaslandığında çok farklı bir yerde duran Ankara Türk Meyhanesi gerçekten kendine has kültürünü oluşturmuş usulüyle adabı ile içki içilen muhabbet edilen ve eğlenilen mekân haline gelmiş durumdadır. Öyle müstesna mekândır ki bir kere gittiniz mi müdavimi olursunuz.

Her birinin kendine has özellikleri olan Ankara'daki Türk meyhaneleri yüzlerce yıldır devam etmekte olan kültürün modernize edilmiş halidir dersek yalan olmaz. Bu sebeple bir taraftan geçmişi ve maziyi diğer taraftan bugünü ve geleceği yaşarsınız bu meyhanelerde. Peki, meyhanelerde nasıl içilir, ne yenir, ne dinlenir, ne konuşulur, nasıl davranılır? Bilmek istiyorsanız buyurun beraber Ankara Türk meyhane kültürüne göz atalım.

Usul Adap Bilmeden Meyhaneye Girilmez

Bizim kültürümüzde yer alan Ankara Türk Meyhanesi mutlaka akşam vakitlerinde gidilmesi gereken mekândır. Gündüz genellikle öğleye kadar kapalı olan bu mekân ikindiye doğru yavaş yavaş hareketlenir. Akşam özellikle iş çıkış vakitlerinde en kalabalık anlar yaşanmaya başlanır. Güneş yavaş yavaş ufukta tüllenip kaybolmaya başladığı anlarda meyhanelerin müdavimleri olan müşteriler gelmeye başlar.

Neden akşamları gelinir diye sorulacak olursa meyhane adabında yer alan önemli özelliklerden birisi de karşımıza çıkar. İnsanların mahrem olan sırlarını dökebilmeleri için loş ve karanlık ortamların olduğu akşam ve gece vaktinin gelmesi beklenir. Gündüz işle meşgul olan hane halkının geçim ile uğraşan meyhane tutkunları akşamı iple çeker ve bir an önce kapağı güzel bir Türk Meyhanesine atmak için sabırsızlıkla zamanın geçmesini dilerler.

Peki, meyhaneye nasıl gidilir ne konuşulur, neler yapılır? Meyhaneye genellikle arkadaş grubu ile gidilir ama Ankara'da yer alan oldukça elit mekân içerisinde bulunan Ankara Türk meyhanesi konseptinde ailecek gidilecek çok güzel meyhaneler de bulunmaktadır. Bütün Türk meyhanelerinin en önemli özelliği nezih bir ortamı taşıyor olmasıdır.

Siz paldır küldür bir meyhaneye giremezsiniz. Girdiğinizde herkesi selamlarsınız. Selam faslından sonra meyhanecinin veya garsonun size gösterecek olduğu bir köşeye çekilir usulca oturur ve siparişinizi verirsiniz. Bundan sonrası zaten spontane olarak gelişmeye başlar. İlk önce ortam şöyle bir süzülür, yavaş yavaş anason kokusu sizi gevşetmeye başlar. Peşinden fonda çalan müzikle birlikte muhabbet, hal hatır sorma derken içkiler geldikten sonra herkes derununda ne varsa bir bir sofraya dökmeye başlar.

Zaten Ankara Türk meyhanesi demek dertlerin paylaşıldığı sıkıntıların ortaya döküldüğü yer demektir. Bu sırada muhabbet ederken de asla başkaları rahatsız edilmez, bağırarak çağırarak konuşulmaz. Ama keyifler gıcır olduğunda ve gülüp eğlenildiğinde bile belli bir ölçü vardır ve hiçbir zaman ölçü kaybedilmez. Müziğin coşkunlaştığı anlarda bütün meyhane sakinleri yine usulü ve adabı ile buna eşlik ederler. Günümüzün Modern Türk meyhanelerinde de daha ışıltılı ve şatafatlı bir görünüm olsa da bu usul ve erkân büyük oranda devam ettirilmektedir. Ankara'nın kendine has olan meyhane kültüründen kaynaklanan bu ağırbaşlılık her zaman kendini gösterir.

Rakı İçmemek Büyük Ayıp

Ankara meyhane kültürünün içerisinde özel bir yerde bulunan Ankara Türk meyhanesine gidiyorsanız mutlaka rakı içmeniz de gerekmektedir. Zaten bizim milli içeceğimiz kabul edilen rakı Yunanlılarla bizim aramızda hala tartışma konusu olmaya devam etmektedir. Sonuç itibariyle rakıyı sahiplenen biz olduğumuz için Ankara Türk meyhanesi servislerinde rakının özel bir yeri bulunmaktadır.

Rakının nasıl içildiğine dair farklı rivayetler her zaman söylenmektedir. Bu biraz kişisel zevk ile ilgili olsa da genellikle rakının soğuk içileceğinde herkes ittifak etmiştir. Bu sebeple soğuk buz gibi bir rakı sipariş ettikten sonra onu sek veya su karıştırılarak içileceği tamamen size kalmış. Bazıları buz atsa da çoğu Gurme buzun rakının tadını yavaş yavaş bozduğunu söylüyor. Ama sonuç itibariyle herkes gönül eğlendirmek için gittiği meyhanede bu kurallara takılı kalmadan kişisel zevkine göre rakısını yudumlamaya devam ediyor.

Mezesiz Rakı İçilmez

İster buzlu için ister buzsuz bu tamamen size kalmış ama rakı mezesiz içilmez. Eğer Ankara Türk Meyhanesi çeşitlerinden birinde gecenizi İhya etmek istiyorsanız ve rakı söylediyseniz yanındaki mezelere dikkat edin. Son derece geniş meze alternatiflerinin bulunduğu Ankara'daki Türk meyhanelerinde haydariyeye katık edeceğiniz rakı sizin için vazgeçilmez olacaktır. Mutlaka rakı sofralarında bulunması gereken acılı ezme mahir ustaların elinden çıkmaktadır.

Ama şöyle klasik bir meze ile hem biraz karnımı doyurayım hem de rakımı ağır ağır yudumlayım diyorsanız mutlaka kırmızı köz biber kızartmasını deneyin deriz. Eğer sofrada balık tercih etmiyorsanız rakının yanında mutlaka şakşukayı götürün deriz. Geleneksel rakı mezelerinin başında gelen tarator her damak tadına hitap eden bir meze olarak ön plana çıkar. Rakının yanında yeşilliklerin tercih edilmesi de bir gelenektir. Özellikle Ege kültürü ile yetişmişseniz rakının yanında genellikle börülce veya radika otunu görmek isterseniz. Ama Ankara Türk Meyhanesi konseptinde yer alıyorsanız bunların hepsine ulaşmanız mümkün.

Ayrıca en klasik tatlardan olan cacık da bazıları için rakıya eşlik eden mezelerin başında geliyor. Tüm bu mezeleri masanızda görmek istiyorsanız mutlaka Ankara'daki meyhanelere uğrayın ama rakının vazgeçilmezi olan bir yiyecek türünü arıyorsanız ille de balık diyoruz. Her ne kadar denizimiz olmasa da Ankara'daki meyhanelerde on numara balık pişirilmektedir. Balığın hakkını veren aşçılar servis noktasında da son derece mahirler. Çok güzel bir sunumla sofranıza gelecek olan balığa eşlik edecek olan rakı ile birlikte muhteşem bir gece geçirebilirsiniz.

Şaraptan Vazgeçmem Diyenler İçin Geniş Alternatif

"Tamam, rakıya sözüm yok severim ama şarabın yeri ayrıdır" diyorsanız Ankara Türk meyhanesi konseptinde sizin için sınırsız bir seçenek bulunacaktır. Sadece ülkemizde üretilmekte olan şaraplara bile göz attığınızda rengârenk ve leziz bir dünya ile karşılaşırsınız. Kimi kırmızı şaraptan vazgeçmez böylece karanfil, vanilya, mürdüm eriği böğürtlen ile lezzeti çağrıştıran kırmızı meyvelerden harmanlanmış olan harika şaraba eti kebabı meze yapar.

Şarap sevenlerin bazılarının yumuşak içimi olan sarafin merlottan haz aldığını herkes bilir. Merlot üzümünden elde edilen bu şarapla birlikte kuzu tercih edilir. Ben Ankara'dayım Kavaklıdere'den vazgeçmem diyenler de oldukça çoktur. Yoğun kırmızı renkteki şarabın tadına varanlar kokusu ile kendinden geçerler. Şarabın ekşimtırak tadının yanında tatlı şarap türlerinin de yer aldığı Ankara Türk meyhanesi konseptinde Safir tutkunu olan birçok kişi de bulunur. Şarabı daha da tatlandırmak için yanında meyve dondurma kek ikram edilir. Böylece isteyen rakı isteyen şarap içer ve gecenin ilerleyen dakikalarında keyifle kendinden geçer.

Şarabı Da Mezeyle İçeceğim Diyorsanız Buyurun Ankara Meyhanesine

Şarabın rengine göre mezelerin ayrı tutulması gerekir. Bunu bilmeyen birçok kişi ne içtiği şaraptan tat alır ne tattığı mezeden. Ankara meyhanesi güzergâhına yolunuz düşerse bu konuda sıkıntı yaşamazsınız. Garsonlar oldukça deneyimli, tercih ettiğiniz şaraba göre uygun mezeyi de size sunarlar. Sözgelimi beyaz şarap içiyorsunuz yanında ya kaşar ya da mozarella peynirini mutlaka götürmeniz gerekiyor. Eğer ben klasik kırmızı şaraptan vazgeçmem diyorsanız yine peynir çeşitlerinden gravyer parmesan peynirini şaraba katık edin. Çünkü kırmızı şarabın tadına sert peynirler eşlik etmek durumunda.

Karnınız aç, peynir sizi kesmiyorsa kırmızı şarabın yanında mutlaka kuzu eti bilhassa da kuzu inciği tavsiye ederiz. Ayrıca Ankara'daki meyhanelerde çok kaliteli et servisi yapılmaktadır onu baştan belirtelim. İçtiğiniz şarabın rengi ne olursa olsun mutlaka şarabın yanında deniz ürünlerini tadabilirsiniz. Balıktan ziyade şarapla birlikte midye dolma veya midye tavayı tavsiye ediyoruz. Ayrıca karides ve kalamar da Ankara Türk Meyhanesi sofraları için yine iyi bir tercih olabilir.

Fonda Her Zaman Türk Sanat Müziği Olmalı

Tercihini Ankara Türk meyhanesi mekânından yana yapmış olanlar rakının veya şarabın yanında mezeleri götürürken diğer taraftan da Türk Sanat Musikisi ile yavaş yavaş demlenmeliler. Siz rakınızı yudumlarken arkadan gelen bir Müzeyyen Senar şarkısı bütün sıkıntılarınızı alıp götürür. Zeki Müren'in hoş sesiyle mazinin perdelerini bir bir aralarsınız. Eğer Ankara Türk Meyhanesinde akşamı geçiriyorsanız biraz nostalji biraz hüzün ve bazı anlarda da coşkun bir ezgi size eşlik edecektir.

Türk meyhanelerinin bazılarında ise akşamları fasıl geceleri düzenlenir. Genellikle her akşam olmasa da haftanın belli günlerinde fasılla beraber özel bir müşteri topluluğu da meyhaneye akın eder. Çünkü fasıl kendine has yapısı ile birlikte sizi çok farklı ruh hallerine sevk edebilir. Eğer bir gece içerisinde hem duygusallaşıp gözyaşı dökmek hem de vur patlasın çal oynasın eğlenmek istiyorsanız mutlaka fasıllı meyhanelere gidin, aradığınızı kesinlikle bulacaksınız.

Ankara'nın soğuk gecelerinde Türk Sanat Musikisi ile ve fasılalarla içinizi ısıtacak, tattığınız lezzetli mezelerle, yudumladığınız güzel rakı ve şarapla damağınızı tatlandıracak ve tabii ki sizi bırakmayan dostlarla unutulmaz geceler geçireceksiniz. Ne duruyorsunuz, sayfalarımıza göz atın ve Ankara Türk meyhanesi için rezervasyonunuzu yapın.